Archive for the ‘Film’ Category.

Mustafa

Yine uzun bir aradan sonra tekrar merhaba arkadaslar 🙂 geri donusumu uzerinde cok tartisilan bir belgesel olan Mustafayla yapmak istedim , genel yorumlar filmin objektif olmadigi ve Can Dundarin insanlari hayal kirikligina ugrattigi yonunde ama ben hicte oyle dusunmuyorum.

Okudugum bir yorumda soyle yaziyordu “ Ataturku ickici biri olarak gostermis , iktidara yalakalik yapan bir film vs. “ fakat Ataturkun olum sebebi zaten siroz degil miydi ? O da bizim gibi bir insan sigara da icer , icki de icer , aglar , dans eder , guler , oynar Ataturk diye bunlarin hicbirisni yapmasin mi veya yapamaz mi ? Ataturk icin zevk duskunu ve kadinlarin pesinden kosan biri olarak gosterildigini idda edenlerde var belgeselde ama ben 23 yasindayim ve bu yasa kadar tanidigim her erkek, her din dil irktan(amerikali, ispanyol , polon , alman , rus , arap , iranli , fin , isvec , fransiz , ozbek , kirgiz , yahudi , hristiyan vs.vs.vs.) ben dahil hep kari-kiz muhabbeti yapariz suna caktim , buna caktim ona cakarim vs.vs. Ataturkte bir erkek bunu unutmayalim ki belgeselde boyle biri olarak degil duygusal ve romantik biri olarak buldum kendisini. Bir baska yorumda ise sanki belgeseli anlatan kisi aynen bu sozleri soylemis gibi bu sozler tirnak icine alinmis “ Ataturk kendisini Bulgar sosyetesine tanitmak icin can atiyor ve firsat kolluyordu “ sonrada demiski eleman ; acaba belgeselde bu sozle ne anlatilmak isteniyor? Belgeselde boyle birsey olmadigini bildigim halde o bolume hemen tekrar gittim ve dinledim adamin dedigiyle alakasi yok … filmi izlemeyenleri veya balik hafizali arkadaslarin akillarini celmeye calisiyorlar , Ataturku sevenler bile abuk subuk yorum yapiyor ve sirf yorum yapmak icin yorum yapiyorlar sanirim , bazilari Ataturku tanimadan seviyor , bu memleketi kurtardi tamam o en iyidir artik onu her zaman savunurum , gerisi yalan ondan baskasini bilmem mantiginda millet ama buda yanlis …
Ya biz belgeselin yorumu yapicaktik ama daha cok belgesel yorumlarina yorum yapiyoruz kusura bakmayin 😀 ama bu bilincsizce ve gercek disi yapilan yorumlar beni cok kizdirdi Ataturku tanimak isteyen rahatlikla izleyebilir belgeseli birde bu sitelerde sakin bu filmi izlemeyin ve izletmeyin diyede uyarida bulunmus Ataturkcu solcu arkadaslar 🙂 Bence bu siteler zit gucler tarafindan kurulup nette dolanan saflarin beynini yikamak icin kurulmus. Asil izlemezseniz , kurtulus savasinin neyle yapildigini , bugun dusman belledigimiz hangi devletin yardimi olmasaydi savas baslatilamazdi , meclis neden persembe 22 Nisan degilde Cuma 23 Nisan acildi , Ataturk un uvey babasi oldu mu , kac kardesi vardi , kendisinden onceki abisinin akibeti , komunizmi gercekten destekliyor muydu ? Cumhurbaskani olduktan sonra neler yapti , nasil hissediyordu ? O guclu kuvvetli herkesin en iyilerin en iyisi dedigi bize Turkiye Cumhuriyetini armagan eden adam son yillarinda o kadar yalniz ve mutsuzdu ki … Bu sorularin hicbirisine cevap vermek istemiyorum cunku gercekten izleyip kendiniz bulmaniz gerekiyor ,

Son Güncelleme ( Monday, 23 February 2009 )

Bolt

Walt Disney’in su tatli karakterlerine bitiyorum ya 🙂 Film çikmadan önce ilk gördügümde yine tatli bi karakter izleyecegim için heyecanlanmistim.Hikayesini duyunca film dahada hosuma gitti.Artik izlemem gerektigini düsündüm ve sonunda izledim 🙂
Bolt adli köpek kendini bi süper kahraman sanmaktadir.Inanilmaz güçlüdür,yok edilemezdir,oldukça hizli kosabilir ve bir havlamayla heryeri patlatabilirdi.Fakat onun gerçek sandigi hersey aslinda bir film setinden yasananlardan ibaretti.Ve aslinda o bir dizi yildiziydi.Film ekibi köpegin herseyi gerçek sanmasi için 40 takla atiyordu.Fakat reytinglerinde biraz azalmasi sebebiyle bi bölümü köpegin alisik olmadigi bi yöntemle çektiler.Bolt’un sahibi olan Penny’I kaçirmislardi ve film oracikda bitivermisti.Deliye dönen bolt bir yolunu bulup kaçti ve gerçek dünya ile tanisma vakti gelmisti..

Bana göre filmin konusu köpegin herseyi gerçek sanmasi ve aslinda bunlarin bir film olmasi fikrine kadar hosuma gitmisti.Fakat Bolt kaçtikdan sonra hersey bana çok klasik gelmeye basladi.Yani sizinde bildiginiz gibi sahibini arayan köpek oldu artik.Köpegin süper güçlerinin oldugunu sanmasi filmde sizi biraz neselendirsede o kadarda tatmin etmiyor.Bolt sahibini ararken gerçek hayatta dizideki kötü adamlarin bir ajani oldugunu sandigi bir kedi bularak onu sahibine götürmesini ister.Ve böylece Bolt’un gerçek hayattaki hikayesi baslar.Filmin ortalarina dogru birde çilgin hamster katilir gruba 🙂
Hamster’in yüzünü güldreceginden eminim.Bunlarin yaninda filme olumlu katki saglayan bir diger varlikda güvercinler. 🙂 Güvercinler sürekli yok tabiki ama ara ara çikip onlarda yüzünüzü güldürüyorlar 🙂 Daha sonrada köpegin süper güçlerinin olmadigini anlamasi ve yinede sahibini aramak istemesi üzerine onca yolculuk boyunca onunla dost olmus kedide -insanlar kötüdür,bir bakmissin gidip senide sokaga atmislar- komplexi baslar 🙂
Buda bana oldukça klasik geldi.Ailecek sikilmadan izlenebilecek güzel bir yapim olmus fakat max 2 kere izleyip bikabilirsiniz.Puan olarakda 10 üzerinden 7 iyidir.. 🙂

Iyi Günler…

120

Yazan Aurora
Saturday, 31 January 2009

Ruslar Erzurum yönünden taaruz ediyorlardi.O bölgedeki bütün birlikler erzuruma yönlendirilmislerdi fakat cephaneleri çok fazla olmamasindan dolayi fazla dayanabileceklerini düsünmüyorlardi.Kara kis Ruslari bir süre durdurmustu fakat en sonunda o bölgeye vardiklarinda cephane eksigi olan askerin ne kadar dayanabilecegi muamma idi.Van’dan cephane yardimi yapilmak istenmektedir ama o bölgedeki Ermeni gruplasmasi bu yardimin yapilmasini engellemektedir.Ilçede hiçbir asker kalmamistir ve köyün erkekleride cephane yardimi yapmaya giderlerse ermeni gruplarinin neler yapabilecegini iyi bilmektedirler.Bu yüzden çocuklarinda istegiyle onlari cephaneleri tasimalari için Erzurum’a göndermeye karar verirler

120 isminide bu yolculuga çikan 120 çocukdan almaktadir yolculukda sürekli numaralari söylenip yoklama flm yapilmakta.Bunun tekrar tekrar gösterilmesi aslinda benim canimi sikti biraz.Bunlarin yaninda gidis yolculugu bana göre çok kisa tutulmus.Bi çirpida gidiverdiler ve zaman kavrami filmde karmakarisik bi hal içinde.Filmin içerigini çokda girmek istemiyorum ama sunu söylemeliyimki saçma buldugum bazi bölümlerde var.Böyle bir konu daha çarpici ve daha etkileyici olabilirdi.Film bana göre kare kare ilerledi ve asil anlatmak istedigi konudan sapti çocuklarin yolculugu çok kisa tutulmus.Fakat Erzurum’a giden asker ile onu bekleyen sevgilisinin asklari daha fazla yayiliyor filme.Fakat asil konu burada bu 120 çocuk olmaliydi.Yolculuklari daha uzun tutulmaliydi.Yolculukda yasadiklari zorluklari daha genis anlatabilirdi film.Ve film müziklerimi desem yoksa film MÜZIGi mi desem sanki filmin basindan sonuna kadar ayni müzik çaldi.Gerçekten çok bogucu bi durum.Vcdnin arkasinda 2 senede yapildi yaziyor eger öyleyse 2 senelik çekimlere yazik olmus.Film benden konusu itibari ile 10 üzerinden 6 alir.

Iyi Günler…

Resident Evil-Degeneration (2008)

Yazan Aurora
Friday, 02 January 2009

Degeneration bildiginiz Residen Evil serilerinin animasyon versiyonu.Genel olarak konu ayni.T-virüsü ve insanligi yok eden zombiler.Bunlardan farkli olarak Degenerationda olaylar Racoon sehri faciasindan sonraki zamanda gerçeklesiyor.Umbrella sirketi kapatilmis ve T-Virüsüne karsi asi gelistiren bir baska sirket ortaya çikmis.Fakat bazi teröristlerin elinde hala T-virüsü bulunmakta ve insanligi bunu kullanmakla tehdit etmektedirler.Halkin öngörüsü ve yargisi yeni sirketin bu hastaligi yayip asi olmalarini isteyen yakinlarindan tonla para istemek gibi bir düsünceleri oldugu için sirket alehine çogu zaman protesto gösterileri yapilmaktadir.
Bir yandan bu protestolar devam ederken ana karakterimiz Angelina hava alanina gelmis ve akrabalariyla bulusmustur.O sirada bir uçak düser ve içinden teker teker zombiler dökülmektedir ve böylece kabus tekrar baslar.Hava alaninda köseye sikisan Angelina ve bir grup insan yardim çagrilarinda bulunurlar.

Böyle devam ediyor ve burada anakarakterlerde tanitilmis oluyor.Racoon sehri faciasindan kurtulmus Angelina,Özel bir birligin basinda bulunan Claire ve devlet tarafindan gönderilmis özel bir ajan olan Leon S. Kennedy.Evet böyle karizmatik bi isim vermisler adama ve zaten karizmatik çizmisler elemani üstüne üstlük cool davranislari felan var,sert bakislarida unutmayalim tabi 🙂 Yani söylede anlatabilirim bu karakteri nasilki Chronicles Of Riddick’de Vin Diesel’in oynadigi karakter cool,her durumdan kurtulan,küçük düsmeyen bi tipse buda böyle bi karakter iste.Herneyse. 🙂 Film görsellik açisindan benim hosuma gitti alismisim hep animasyon üzeri komediye bu yüzden bu bende farkli bi etki ve begeni yaratti.Aksiyon sahneleri hosuma gitti,çizimler hosdu,konusu sikmadi.Yani baska nne diyebilirim bu film hakkinda bilemiyorum 🙂 Hani çok farkli olmasi bir R.E’nin animasyon olmasi diyebilirim.Film izlenebiliyor sonucta sikmiyor akici bi içerige sahip bu yüzden artik ayni seyleri tekrar etmeyi birakip (: Bu animasyonu izlemenizi tavsiye ederim.Puan ise 10/6.9 ..Imdb’dede asagi yukaru böyle bir puani var zaten hani bana güvenmiyorsaniz eger 🙂

Iyi Seyirler..

Tropik Firtina:Al Bakalim (2008)

Tropic Thunder adli film çekilmek istenmektedir.Fakat yönetmenin basarisizligi ve oyuncularin nazli davranislari tek sahnelik büyük patlama sahnesini mahvetmis ve film bütçesinde büyük bir zarara yol açmistir.Filmin konusunu aldigi kitabin yazari ; Böyle *ötü kalkmis oyuncularin düsman hattinda gerçek bir savasa birakilmasini ve orda disiplinin büyük önem tasidigini ögrenmeleri için gizlice o bölgeye birakmayi teklif etsede toplanan kurul saygida kusur etmeyip ona nazikçe Çeneni Kapa ! derler 🙂 Fakat bu basarisiz sonuçtan sonrada yönetmen onlardan bir intikam almak istemektedir ve yazarin bu teklifini kabul edip filmi düsman topraklarina yerlestirilmis stratejik kameralarla çekilecek olan gerçek bir maceraya birakir.Yönetmen onlara senaryoyu ve haritayi verip oynamalarini ister ve ordan uzaklasmak için yürümeye basladigi sirada düsman mayinlarina kurban gider 🙂 Basrol oyuncumuz ise ; -Bu bir fake hiç görmedinizmi yani ? sizi ezikler- diyerek senaryoyu oynamaya baslar..

Film Komedi unsuru ve Müzede 1 gecenin basarili basrolunude bünyesinde bulunduran bir film.Ilk 5 dk yi söyle bir izledim ve çok eglenebilecegimi düsündüm.Fakat film gittikçe iyi-berbat-kötü-vasat seklinde gitmeye basladi.Aslinda film setinde geçen komik olaylari ekrana tasimak eglenceli olabilirdi fakat sonra filmin konusu gerçel çekilen bir filmi senaryoya bakarap oynamaya çalisan bir grup oyuncu ve onlarin pekde komik olmayan maceralari seklinde degisiveriyor.Daha sonrada zaten kötülesmeye ve kötülesmeye devam ediyor.Arasirada söyle durumlar oluyor.Iste elini sicak sudan soguk suya sokmayan oyuncu filmin belli bir kisminda gaza geliyor ;arkadan kahramanlik müzigi çaliyor ;Kamera yavas çekime geçiyor ve tam düzgün birsey yapicakken birden afallayiveriyor..Filmde buna gülmemizi bekliyor herhalde.Ne diyim komedi düzeyi düsük bir film olmus.Tabi Ben Stiller hayranisindir o zaman 1 saat çekilebilir bir film haline gelir.Onun disindada tavsiye etmiyorum ve 10 üzerinden bu filme 4.5 veriyorum ….

Iyi günler..

Wall-E

Yazan Aurora
Saturday, 29 November 2008

Uzun Zamandir izleyip izlememe konusunda bir karar veremedigim en sonunda artik izlemedigim güzel film kalmadigi için ; ‘Bir Deneyelim bakalim nasil bir filmmis acaba’ düsüncesi ile izlemeye basladim.Karsima oldukça sempatik,sevimli,sakar ve bir o kadar tatli, robot olmasina ragmen bazi duygulari gelismis bir varlik çikti karsima.Wall-E dünyayi temizlemekle yükümlü türünün son örnegi bir robot.Oldukça eski ve günes enerjisi ile çalisiyor 🙂 Insanlar uzayda yasamaya baslayali beri çöpleri kare kare dizip bir sürü bina yapmak için epeyce zamani olumus Wall-E’ nin. Çöpleri temizlerken aralarinda begendigi esyalari,hosuna giden malzemeleri ve ihtiyaci olabilecegi aletleri yaninda evine götürüyor.Ama bir gün dünya üzerinde çok az bulunan bir seyle karsilasiyor.Bu sey ilerde uzaydaki insanlarin yasayislarini etkileyecek ve onlarida artik birer robot olmaktan kurtaracak türde bir seydir.Peki Nedir Bu sey? … Bir Bitki …

Wall-E filmi gerçektende Hani denir ya ‘her yasta izleyici için’ tam o türde bir film.Filmde pek çok konusma olmamasina ragmen duygulari size hissettirebilen bir film.Konusuda oldukça hos yukarda biraz bahsettim.Asiri çöpten dolayi dünyayi temizlemek için Wall-E adli robotlar görevlendirilir.Bu esnada insan irki son teknoloji bir uzay mekiginde uzayin derinliklerinde bir yerde yasamlarini sürdürecektir.Çöpler temizlenip dünya yasanabilir hale geldiginde ise insan irki yuvasina dönüs yapacaktir.Dünyada yasam olup olmadigini kontrol etmek için binlerce yil sonra dünyaya Eve adli bir robot gönderilir.Ve bazi duygulari olan robotumuz Wall-E Eve’i görür görmez asik olur 🙂  Wall-E baslangiçta sakar ama tatli ortalara dogru sakar ama kararli sonlarda ise sakar ve asik bir robot seklinde 🙂 Wall-E öyle bir karakter olmuski yeni dogan bir bebegin tatliliginda sanki.. Ve filmdede onun tatli sakarliklarina gülüp semptasini kazaniyorsunuz. Böylece film akici bir hal aliyor. Bunlarin disinda Wall-E de beni etkileyen bir durumda Wall-E’nin sesi..Sadece Eva (Eve) diyebiliyor fakat yalnizca Eva ! bile dese duygularini tam olarak anlayabiliyorsunuz 🙂  Film izlemek için ideal komik ve akici bir animasyon bu yüzdende 10 / 8 i hak ediyor 🙂

Iyi Günler…

Max Payne (2008)

Yazan Aurora
Saturday, 15 November 2008

Max Payne bir zamanlarin kral oyunu matrix atlayislarina hayran oldugumuz oyun diger birçok oyun gibi artik onun hikayeside sinema ekranlarina tasindi.Çok Max Payne geçmisim yoktur sanirim 2 oyunda olusuyordu ve sanirim ben 2. oyununu oynamistim.Sinema filmindede ordaki konuyla ilgili birseyler bekliyordum fakat biraz farkli olmus.

Payne’in karisi ve çocugu öldürülmüstür ve Max 10 yildir onu öldüren kisiyi aramaktadir.Payne filminin çikis noktasi böyle..Film oldukça soguk basliyor sakin ve yavas.Öncelikle bir çirpida Max’in hikayesi anlatiliyor.Ve sonra size hala karisini öldüreni bulmaya çalisan Max Payne’in çabalarini gösteriyorlar..
Öncelikle konudan bahsetmek istiyorum.Çok uçuk bir konu olmus.Max Payne filmine yakismamis.Bir Deney yapilmis ve tabiki basarisiz olunmus ve tabiki hemen sonlandirmislar deneyi.Fakat denekler üzerinde yapilan deneyler sonucu denekler çogu çildirmis.Bir kaçida bununla basa çikmayi basarmis.Payne’in karisida bu deneyi hazirlayan kimyacilardan biriymis.Deneklerden biri sag kalmis ancak oda rahat durmuyormus tabiki sürekli birilerini kesip biçiyor filmde 🙂 Esas Payne’in katili ise bambaska biri çikiyor.

Filmde o kadar saçma seyler varki ; örnegin Payne karisinin katili sandigi adami buluyor adam Payne’i tam öldürecek gelip birisi kurtariyor.Fakat kurtaran adam Payne’i öldürmek için baska bir yere götürüyor 😀 Yf kardesim madem ölsün istiyorsun birak zaten öteki öldürüyordu 🙂 Bir diger saçma olay ise Payne donmus gölün içine anliyor.Içerde uzunca bir süre duruyor.Daha sonra buzu kirip yüzeye çikiyor nefes alip tekra hareketsiz buz gibi suya kendini birakiyor.Hayati film seridi gibi geçiyor Payne’in 🙂 Sonra bi gaz geliyor buzlari kira kira yüzüyor Payne daha sonra karaya çikiyor. Vay bEe 😀 Birde su var Payne bir yerde adamin biri iyi bir benzetiyor.Payne bir ara firsat bulup adama 6 el ates ediyor adam ölmüyor.Daha sonra tekrar karsilasiyorlar yine dövüsüyorlar.Payne tam yenilecekken arkadasi gelip 1 El ates ediyor adam ölüyor.Pehhh…Ohoo say say bitmeyecek gibi bu saçmaliklar ama sunuda söylemek istiyorum 🙂 Payne son sahnelerde ince biri Pompali ile tam sag omzunu dagitiyor.Payne Devam ediyor..Daha sonra esas katili öldürekken katil 2 el ates ediyor.Payne hala devam…Sonra Payne bunu öldürüyor diz çöküyor heryeri delik desik olmus 😀 Fakaat ölmüyor hala devamm… 🙂
Payne Basrolunde sevdigim bir isim vardi fakat senaryo rezil ötesi olmus.Yani filmi izlemek zaman kaybi yaratir sizin için..10 üzerinden 4-3-2-1 e kadar verilebilir:)

Iyi günler…

Taken

Merhaba arkadaslar yine uzun bir aradan sonra film yorumu yaziyorum , cunku yorum yazmaya deger film yok amaaa bu taken bir baska uzun zamandir boyle guzel bir film izlememistim , aksiyon , macera ve drama , gercek hikayelerden yola cikarak yapilmis bir film zaten hep gercek olaylari konu alan filmler basarili oluyor.Filmde eski ajan Bryan ( Liam Neeson ) in kizi Kim ( Lost tan taniyacaksiniz Maggie Grace ) i kaciriyorlar , kiz babasina yalan soyluyor Pariste muzelere gidicem diye fakat amaci avrupa turu yapmak babasi zorlada olsa izin veriyor , kizlar ucaktan iner inmez yakisikli bir cocugun olatasina geliyorlar ve cocuk kaldiklari yeri mafyaya haber veriyor , mafya Arnavut mafyasi son zamanlarda Avrupadaki en azginlar … ben daha once hicbir filmde bu kadar gangster tipli azili adamlar gormedim korktum desem yeridir , acaba hapisten cikarip mi sokmuslar filme , yapili iri psikolar .. kizlari kacirip hayat kadini yapiyorlar , satiyorlar uyusturucu ile zehirliyorlar … bizim eski ajan baglantilarini devreye sokup 96 saat bitmeden kizini bulmak uzere Pariste aliyor solugu hemen ve izleri sure sure en son adama kadar ulasiyor kizini kurtariyor ve bu esnada turlu aksiyon , neden 96 saat ? cunku ona bilgi veren arkadasi 96 saatten sonra kizlardan bilgi ve haber almak hic mumkun olmuyor diyor …Once kizlari tava getiren elemani buluyor ama adama kamyon carpiyor daha sonra bu isi arnavutlar yaptigi icin gidip arnavut pezevenklerden biriyle tartisiyor numaradan uzerine mikrofon takmak icin boylece kizlarin tutuldugu yeri tespit ediyor , gidiyor bakiyorki rezalet bir yer … kizlar ilac ve igneyle erkeklere sunuluyor basiyor o mekani kizinin ceketini buluyor ve bunu giyen kizi kaciriyor tabi bu sirada 20-30 arnavutla catisiyor ve bu sahneler bir sahneler ki anlatamam kurtlarvadisindeki ilkokul kavgalari gibi degil oyle bir vuruyorki adam gercek saniyorsunuz hatta bir ara dedim gercekten mi adamin kafasini aarabaya carpiyor filan harika bir aksiyon sergilenmis … daha cok anlatmak istemiyorum ve filmi mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.Cok guzeldi simdi gelelim olumsuz yorumlara adam 4 kere 20-30 azili adamin arasina daldi tek basina sonuncusu haricinde hepsinden burnu kanamadan cikti … ve bu derecede profesyonel bir adam kontrol kendisindeyken sirtina vurulan beklemedigi bir darbe ile bayilip kotu adamlarin eline dustu … sanirim yonetmen biraz gercekcilik olsun diye onu kotu adamlarin eline verdi ama ajan bu cok kuul 🙂 nasi boyle bir hata yapar ama kurtulmasi dahada basarisiz .. Bryani astiklari gaz borusu saglam degil tak diye kiriliyor bizimki de ordan 2-3 karate hareketi yaparak hepsini etkisiz hale getiriyor …Kurtulduktan sonra onun icin oldurun emri veren adami yakaliyor cok komik bir sahne 2dk once oldurun dedigi adam kafasina silah dayiyor … ve gercekten kizini kurtarmak icin cok acimasizlasiyor , kizi o kadar beladan kurtariyor ve ucaktan indiklerinde kiz annesinin yanina gidiyor oysa babasi ile kalmasi lazim en azindan 1 hafta filan …( annesi ve babasi ayri ) , iyilerin kazanmasini bu kadar istediginiz cok nadir filmer vardir adam ellerine dustugunde cok uzulmustum ama kahraman bu  canim illa bir sekilde kurtulacak ama nasil o 2 dk pek uzucu gecmisti 🙂 neler neler oluyor izleyin mutlaka 😀 Son olarak bu filme 10/9 veriyorum , Fragmanini , oyuncularini vs. imdbden gorebilirsiniz : http://www.imdb.com/title/tt0936501/

In Bruges

Bruges galiba belçikada bir yerdi tam hatirlamiyorum filmi izleyeli uzun zaman oldu yorumu bugüne kismetmis 🙂
Filmin oyuncu kadrosu oldukça saglam Colin Farell,Brendan Gleeson,Ralp Fiennes basrollerde.Gerçi Ralp oyuna sonradan dahil oluyor ama olsun 🙂

Filmde Colin(Ray) ve Brendan (Ken) Bruges adli sehre gelirler.Kiralik katil olan bu ikili Brugesda yeni görevlerini ögrenmek için beklemekdedirler.Film bu sekilde basliyor belki biraz klasik görünebilir ama film gerçekten tahmin edemeyeceginiz olaylar oluyor.Filmde belki sikilabilirsiniz ama acaba ne olacak simdi sorusuda sizi filmin basindan kalmamanizi sagliyacak.Bruges’a ilk geldiklerinde Ken’in tarih sevgisi ön plana çikiyor ve tarihi yerleri gezerek günlerini geçiriyorlar.Bu arada Ray bu durumdan oldukça sikilmakda bir bara gitmek için Ken’e sürekli israrda bulunmaktadir.Fakat Ken sürekli ona tarihi yerler gezdirmekdedir. 🙂 Bu durumdan sikilan Ray zaman zaman komik durumlarla yüzünüzü güldürüyor.Ray bu tarihi yerleri gezerken Ken’in bir bosluguna getirip bir kizla çikmaya basliyor.Olaylar bu sekilde yavas yavas sakin bir sekilde gelisiyor.Ve sonunda bekledikleri telefon geliyor.Patrolari Hary(Ralp) Ken’den Ray’i öldürmesini istemektedir.Ray ise bu sirada kiz arkadasiyla yemektedirler.Ken bu görevi yapacagini söyler..

Film için soylenebilecek çok birsey yok ama sunlari söylemek gerekirse filmin havasi çok farkli yani komedimi desem drammi desem yoksa trajikomikmi desem karmasik bir hava çok degisik duygulara sizi ayni anda sokabilen bir film.Bunlarin yaninda filmde gerçekten bol küfür var 😀 Hele Hele Hary adli karakterin 3 lafindan 2si küfür diyebilirim 🙂 Filmde basrollerin oyunculugu gerçekten çok iyi hele hele Colin ve Brendan gerçekten çok iyi bir oyunculuk sergilemisler.Özellikle Colin 😀 yani  filmde az önce dedigim gibi birçok duyguyu bi anda hissedebilmenizi saglayan Colin’dir.O jest ve mimikler mükemmel 🙂 Filmde basta sikici bir hava var gibi düsünülebilir fakat bence o kadarda degil.Olaylar birden gelismedigi için belki sikilabilirsiniz.Fakat filmde duygular çok iyi aktariliyor kurgusuda oldukça güzel bir tek son sahne beni hayal kirikligina ugratti daha iyi bir son düsünülebilirdi belkide bu filme onun disinda oldukça güzel ve izlenilebilir bir film.. 10 üzerinden 7.8 bi film için en uygun puandir diye düsünüyorum 🙂

Iyi Seyirler…

Bablyon A.D

Sinema Salonuna gittiginizde hakkinda pek birsey bilmediginiz filmlerden birini secmek zorundasiniz.Cogu zaman afise göre daha büyük bir yerde 70 snlik fragmani izleyerek karar vermeye calisirsiniz.Tabi orayada en güzel sahneleri koyarlar yine kararsiz kalirsiniz 🙂 Herneyse iste içlerinden bir tanesi için sizlere fikir Babylon A.D..

The Chronicles of Riddick filmlerinden tanidiginiz ve büyük ihtimalle hosunuza gitmis bir karakter olsa gerek Vin Diesel..Bu filmimizdede basrol olarak karsimiza çikiyor.Vin Diesel’in varligindan yola cikarak filmde aksiyon dolu sahneler oldugunu düsünenler biraz hayal kirikligina ugrayacaklar.Pek fazla aksiyon bulunmuyor filmde. Filmde Vin Profossyonel bir asker ve bir general New York’a götürülmesini istedigi bir kiza eslik etmesini ve onu sag saglim oraya varmasini istiyor.Teknoloji gelismis dünyada ise bi kaos var.Yani güçlünün kazandigi bir dünya demokrasi yok.Böyle bir ortamdan kizi cikarip NY’ye götürmekde bu yüzden bu profossyonel askerimize veriliyor..

Konu Böyle..Dedigim gibi bir Kaos ortami var.Silahlar kolay susmuyor.Otorite ve güç kazaniyor.Kimsenin birbirine acimasi yok.Iste böyle bir ortam düsünün.Bunun yaninda teknoloji oldukça ilerlemis.Ny’ye yolculuk edecek kizimin ise filmi izledikçe onda özel birseyler oldugunu anliyacaksiniz.Örnegin kizimiz daha 2 yasinda 19 dil birden konusmaya baslamis 🙂  Tabi filmi sinemada izlemenin etkisi bir baska oldugundan indirip izleyecekseniz filmi hiç sevmeyebilirsiniz.Hani içerik olarak güzel bir film denebilir o ortam güzel bir düsünce ama sonlara dogru yani Vin ile kiz Ny’ye geldiginizde hersey rengarenk civil civil..Yani Kaos oraya daha gelmemis 😀 Yani Ny’yi apayri bi dünya yapmislar filmde buda çok hosuma gitmedi.Filmin sonu ise belli belirsiz bir sonlar bitiyor.Öyle bir boslukda kaliveriyorsunuz 🙂 Yani filmi bi kere izleseniz yeter sinemaya gitmeye degmez.Böylece artik 5 filmden 1 ini elediniz ve artik diger 4’ünden seçim yapabilirsiniz 😀

Iyi günler..