AnaSayfa

Rss Kaynaklari

Login Form

Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Temmuz 02, 2009, 08:58:54 pm
Kullanıcı Adı: Şifre:
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

Şifremi Unuttum
Mahşerin 4 Atlısı
Yazan Aurora   
Tuesday, 09 June 2009



Yaa abicim bu yeni korku,gerilimler hiç sarmıyor bu yeni çekilenler neden böyle? nin cevabı gayet basit,artık o kadar çok film izliyorsunuz ki olabilecek herşeye alıştınız ve artık hiç birşey sizi şaşırtmıyor.Bazı gerilimlerde yeni şeyler katıcam derken filmi saçmalığa sürükleyip gidiyor.Horseman Türkçe adı ile Mahşerin 4 atlısı bu konuda iyi bir dozajda.Baş rolünde Dennis Quaid,Aidan bir polisi canlandırıyor.Film aslında anlatmaya calıstıgı fikir olarak sağlam bir konu yakalamış.Fakat içerik olarak kurban sahnelerinin daha açık bir şekilde gösterilebileceğini düşünmüştüm,Yanılmışım !.. Olay mahalli,flashlar patlıo şlak şlak şlak , ee anlatın bakalım ne olmuş şeklinde olunca hayal kırıklıgı yaşadım.Kısaca konuyu anlatmam gerekirse ;
Aidan karısının ölümünden sonra 2 çocugu ile yalnız başına yaşamını geçirmeye çalışan bir polis memuru,çocuklar tahminen büyük 17, küçükse 9 diyebilirm.Herneyse polis memuru olarak Aidan öyle çok işine odaklanıyorki çocuklarıyla hiç ilgilenemiyor.Hele hele son aldığı dava yüzünden neredeyse çocuklarının yüzünü görememekde ve cinayetlerinin sırrını çözemedikçede sinirini çocuklarından çıkardıkça aile ilişkileri git gide kötüye gitmektedir.Kendilerine mahşerin 4 atlısı olarak adlandıran bir grub cinayetler işlemekdedir.Aidan ise cinayetleri çözdükce olayın kendiyle olan ilgisini açığa cıkaracaktır flm işte :D
Filmin sonu bence çok önemli bir kısım yani insanı bi tatmin etmeli vay be flm dedirtmelidir bana göre :) Horseman'in sonuna bakdığımızda bundan 10-15 sene önce olsa ne çarpıcı son be arkadaş derdik belkide ama artık alıştın ya filmin yarısında çözüveriyorsun bulmacayı sonra ana karaktere direktif veriyorsun Tv karşısından :D Birde filmin sonu ile igli yapımcılar filmi devam ettirsekmi ettirmesekmi gibisinden bi ikileme düşmüşler galiba.Lider atlı : şuanda beni izliyorlar mahşeri başlatmamı bekliyor binlerce atlı deyince dedimki devamı geliyor filmin ama sonra baktm yapımcılar dayanamamış filmi mutlu sonla bitirmişler,yinede ordan dönderip bi devam filmi çekilebilir belkide.Hatta ve hatta tüm atlıların asıl lideri Benjamin Linus flm çıkar. Lost:The truth about benjamin flm :D Nie mi?
Bknz. Ben'de küçükken babası tarafından ilgi görmüyordu,hatta diğer gruba katılmak vs istiodu :D  Neyse konu nerelere gitti ya :D Özetle film izlenir konusu açısından hoş,akıcılık açısından orta,gerilim açısından düşük,akıl oyunları açısından vasat fakat anlatmaya çalıştıgı olay güzel bu yüzden izlenebilir bi film.Zaten piyasada öle çok güzel film bulunmuyor kolay kolay.Horseman gider işte :) [b] 10 / 6.5[/b]

 
Kurtlar Vadisi Pusu Son Hali
Yazan Anarchy   
Monday, 11 May 2009

 Kurtlar Vadisi Pusu

 Biraz agir elestirecegim cunku ben diziyi dun izlemeye baslamadim 6 yildir takip ediyorum ilk fragmanlarinda bu bir mafya dizisidirden itibaren tek bolum kacirmis degilim 24 yasinda bir universite ogrencisiyim , bunlari diyorum cunku konuya hakim ve olgun biri oldugumu bilesiniz istedim bana bir cevap yazmadan once.
 Aksiyon ilk bolumlere gore sifirin altinda , eskiden memati helikopterle yali tarardi simdi kapilardan atlayip adam boguyor ask mesk mevzulari ile ugrasiyor hele hele bir bolum vardi tum bolum boyunca hicbirsey olmadi Polat Ebruyla , Memati Gamzeyle , Abdulheyde adini bile unuttugum Cevatin karisiyla ugrasti , Yalan Ruzgari degil Kurtlar Vadisini izliyoruz ...  sonra Muro kendisi hastaneye hamile kadin patlatmaya yollardi simdi kendisi diyor yuklu kadina kiyilir mi ... bu insanliga sigar mi ... tamam Muro sevilen bir karakter , kazandi gonullerimizi ama madem onu sevimli birine cevireceksin neden azili bir katil olarak sokuyorsun once diziye ? Muro Polati oldurmek icin can atiyordu simdi kankasi ... Davut bey en buyuktu ama simdi Iskenderin masasinin etrafinda , ona itiraz etmisti simdi lafini dinliyor , ya eski Baronla karsilastirirsak Iskender nedir ya ? Laz Ziya vardi Husrev aga vardi Testere Necmi ... bu eski adamlara , dusmanlara, dostlara bakin birde simdikilere ... Yeni bir diziye gecmek icin aceleden butun konseyi yok ettiler o kadar bolum dayanan adamlar cok sacma gittiler ... sonra Pusu baslamadan once Tamer Yigit var dizide Tamer Yigit var dizide diye reklamlar yapildi ama adamin olanlara hayiflanmaktan baska bir rolu yoktu zaten tirt bi mevzudan onuda sildiler ...
  Yakin dovus sahneleri cok yavas , adamlar Polatin vurmalari icin bekliyorlar, ozellikle bir bolumde adam elini silahina atiyor biraz cekiyor ama tam cekmiyor sonrada bekliyor Polat onu vursun diye ... , daha profesyonel dovusculerle oynamalari lazim , 6 yilda karatenin alasini ogrenmesi lazimdi Polat rolunu Oynuyorsa Necati Sasmaz ... ama hala hareketleri cok yavas ve klasik bir mahalle kavgasinda gorecegimiz tarzda seyler , 
 Gelelim sabirlari tasiran gecen haftaki bolume ... simdi madem bilerek vurulmak istiyorsun ? Neden bir celik yelek giyip sag tarafada domates suyu koymuyorsun ? Illa gercekten vurulman mi lazim ? Sahte bir vurus ayarlayacak kadar plan yapamiyor musun ki sen koskoca Polatsin ? Binanin tepesinden atlayip canli cikmis adamsin ... hadi neyse gercekten vurdurdun kendini , yarani diktirip , Caviti almaya gidiyorsun , yarali halde nasil tum adamlari vuruyorsun ? Cavit isiklar sonunce duvarin dibindeydi sonra Polat onu vursun diye nasil ortaya isinlandi ? Neden arkasini donup Polatin onu vurmasini bekledi ? Neden pusuya yatmadi ? hadi Polatim vurdun adami avladin ... sen bagaja neden sokuyorsun ? Bagaja soktun ? Neden bir adam yollatmiyorsun onu almasi icin , sende git tedavi ol ? Konusturursun bilgi alirsin filan sonraki gun, adami oldurmeye acelen ne nasil olsa elinde ...
 Benim yaptigim cozumleme sudur ki ayni Prison Break gibi , yapilacak tum seyler yapildi ve yazildi , artik yeni birsey yok bu yuzden senaristler mantikli ve guzel seyler yazmaya cok zorlaniyorlar hatta iste gordugunuz gibi yazamiyorlar ve ortaya boyle sonuclar cikiyor ... Dizi ekibine teklifim once bana yollayin filmi arasindan olmayacak sahneleri soyleyeyim , cikartin tekrar cekin , bunu bedavaya gonullu olarak yapmak istiyorum ...

 
Uc Maymun
Yazan Anarchy   
Monday, 04 May 2009

Uc Maymun Nuri Bilge Ceylan

 

Nuri Bilge Ceylanin cok konusulan ve nerde ne odul varsa hepsini silip supuren filmi ama bakalim bu odullerin hepsini hakediyor mu? Bence haketmiyor 3-5 kisiyle film cekmisler , konu cok klasik kamera sagdan soldan cekiyor olmadik acilardan sanirim bunada sanat diye ordan da bir odul vermislerdir , filmin genelinde bir sessizlik hakim cok sakin ve cansiz ilerliyor … ha ama dermisiniz ki bu film duygularini deprestirdi mi ? Evet … cunku benim cok sinir oldugum kadinin kocasini ( boyu kadar oglu oldugu halde ) aldatmasi boyle filmleri izlemekten buyuk haz duyarim cunku kuvvetli bir nefret uyandiriyor icimde … herneyse gelelim filmin konusuna ...

Eyup ( Yavuz Bingol ) zengin bir adamin soforu ve bu adam secimlere katiliyor , aday oluyor , baskan olmaya calisiyor … ama tam bu esnada bir cinayet isliyor ve secimlerde bunun cok kotu olacagini soyluyor , Eyupten cinayeti ustlenmesini istiyor gecenin bir yarisinda uyandirip ve ona hapiste bakacagini ciktiktan sonrada cok para odeyecegini soyluyor , Eyup kabul ediyor ama maalesef adam secimleri kaybediyor … durumu pek iyi degil tabi ekonomik krizde var simdi Eyup hapiste Anne ve cocuk evde yalniz , baba hapiste olunca cocuk iyice aziyor yaramaz cunku serseri … OSS filan hazirlanmiyor ders calismayi sevmiyor , haylaz ve kavgaci, anneside cocuga bir is ariyor ama bulamiyor … cocuk diyorki ben ana okulu servis soforlugu yapmak istiyorum , bir arabamiz olsa iyi kazanirim filan ama tabi paralari yok araba almaya , cocuk annesine diyor ki anne Servet ( Eyubun patronu ) beyden paranin bir kismini simdi istesek olur mu ne farkeder ha babam cikinca ha simdi , annesi babandan habersiz is yapmam diyor once ama sonra cocuk eve bir gun agzi burnu kan icinde gelince annesi cocugu bir baltaya sap etmek gerek diyor ve gidip Servet beyle konusuyor parayi istiyor … adam diyor simdi isler zor filan ve once biraz kadinla ilgilenmiyor, kadin tabi boynu bukuk ayriliyor oradan ama kadin cikinca, otobus duraginda otobus beklerken yaklasip gelin sizi evinize birakayim diyor adam, kadin once hayir diyor ama sonra razi oluyor tam arabadan inerken adam kadinin elini tutup Hacer ( Hatice Aslan ) hanim sizin icin herseyi yaparim diyor eveeeet buraya kadar filmin 30 yil once cekilen Ibrahim Tatlises veya Yilmaz Guney filmlerinden farki yok , Zengin adam cinayeti isler ve fakir elemaninin ustlenmesini ister , sonrada karisina kizina bacisina sarkar … biz Turk toplumu duygusaliz bu gibi seyler bizi derinden etkiler ve filmde tutar … ama Nuri Bilge Ceylan buradan sonrasini 2009 gunumuz Turkiyesine uyarlamis , o uyarlama nasil oluyor ? Cocuk annesini kendi evlerinde adamla yatarken yakaliyor(once gulusme sesleri duyuyor) ama varligini belli etmiyor , ekmek bicagina bakiyor bir an ama sonra soguk kanli davranip evden cikiyor , adami onlarin evinden cikarken goruyor sonra annesine gelip kim vardi burda diyor .. Mehtap diyor annesi , Mehtap ne zamandan beri sigara iciyor ? , Yeni baslamis …. Bana yalan soylemeee diye caaat caaat basiyor annesine tokadi ama o kadar … sonra para geliyor tabi … cocuk servis soforlugu yapiyor , annesi adamla yatiyor , bu baba cikana kadar boyle devam ediyor , anne adama(Servete) asik olmus megersem hemde cilginlar gibi , ayaklarina kapaniyor kadini birakmamasi icin ama adaminda bir ailesi var ve ustelik koca hapisten cikiyor tamam bitti artik daha gorusmeyelim diyor ama kadin dinlemiyor Servetin kapisina kadar filan gidiyor. Servetinde tipi gorseniz yasli kel , zayif , tipsiz , Don Juanla uzaktan yakindan alakasi yok ayri kitalarda dogmuslar , evli ve kocasina bagli boyu kadar cocugu olan kadin deli gibi asik olacak bula bula bu kel adami buluyor … Yavuz karisinin onu aldattigini anliyor tabi ama birsey yapmiyor … ayri yataklarda yatiyorlar ama Yavuz Servetten parasini alinca cocuk adami olduruyor bu sefer ve Yavuzda gidiyor kahvedeki ciraga cinayeti sen ustlen bende sana para veririm diyor boyle … guler misin aglar misin ?

Ama bu basit 3-5 oyuncuyla cekilen filmin ve icinde tek bir yabanci oyuncu olmayan filmin neden Fransiz-Italyan-Turk ortak yapimi oldugunu anlamiyorum(bu yuzden topladi odulleri belkide) , pek bir butce gerektirmiyor , ozel efektler patlamalar filanda yok … neyse son olarak 6/10 veriyorum bu filmede ...

Son Güncelleme ( Monday, 04 May 2009 )
 
ıssız adam
Yazan Anarchy   
Tuesday, 21 April 2009

Issiz Adam

 

Eveet DVDsi cikti , uzun zamandan beri bekliyordum sonunda bende izleyebildim , maalesef film beklentileri karsilamadi … Cagan Irmak ismi filmin bu kadar konusulmasina neden oluyor , millet aglamis filan sonunda .. yok yaaa klasik zengin ve simarik adamin biri kizi ayartiyor iste o kadar.Oyle pek ender rastlanan , sasirtan bir senaryo degil … ve Cagan Irmak hep ayni oyuncularla cekiyor filmleri dizi gibi oldu kardesim yeter artik degistirsin su kadroyu bi ya … neyse filmi anlatayim.

Adamimiz bekar Issiz Adam Alper kari kiz duskunu ve cool , internetten 3some lara katiliyor , discolarda one night stand ariyor , ara sira numarasini aldigi kizlar ariyor , onlara tabi bi pislik gibi muamele ediyor yoksa nasi cool olucak … kiz bulamadigi zamanda hayat kadinlarini ariyor.Eee simdi klasik Turk erkeklerinden nasil ayirt edicez bir cool ve Issiz adamimizi? Kendisi yemek yapmayi cok sever ve cokta iyi yapar ve kendi restoranini acmistir bir diger ozelligiyse adamimizin klasik muzigi sever ve hep eski ender rastlanan sarkilari arar , haaa birde olmazsa olmaz plaktan dinler sarkilari neden ? Cunku analog oldugu icin ses daha iyi gelirmis ve gercekten kadin yakinda okurmus gibi hissedermisin , Issiz adamimizin FLAClardan haberi yok tabi …

Adamimiz bir gun yine kitapcida eski plak ararken kizimizla tanisir , sonra kiza 1001 turlu yalakaliklar , numaralar bunlarin hepsi klasik degil abarti ve janjanli yontemlerdir filmimize gore cunku adamimiz cool … mesela kiz uzerine kahve doker ozrunu kabul ederim ama benimle yemege gelirsen vs. sonra yemege gelir kiz adam ilk gecen dalar kiza … kizda cok zorlu ve efendi olmasina ragmen ilk geceden verir … tahmin etmiyordum ama oldu iste .. sonra birlikte olurlar gule oynaya gecirirler uzun bir zamani , sonra Alperin annesi gelir Istanbula ziyarete ve kizimizi cok mu cok begenir ve der ki ne olursa olsun Alper seni biraksa bile sen onu birakma yani buradan anlayacaksiniz ki Alper yine cool oldugu icin kizi birakacak ve annesi ayrilir ayrilmaz kizcagiz yemek yerken aniden Ben ayrilmak istiyorum der kizda tabi bunu bekliyordu sasirmaz ama isyan eder yinede ve su efsane olmasi gereken filmin kral sozu herkesin msninde ve faceinde statusune yazmasi gereken ve nitelikte olan ama bence cok tirt olan soz “ Karda uyumak tatli geliyor ama yavas yavas dondugunun farkinda degilsin “ eveeet boylece ayriliyorlar .. aradan yaklasik 5 sene geciyor tahminim … cunku ayrildiklarinda yeni dogan bir cocuk vardi 5 yasina filan geliyor bu cocugu sinemaya goturuyor Alper ve sinemada Ada ile karsilasiyor Ada kizimiz bu arada yukarda aklima gelmedi adi simdi soyluyorum :D ve tabi klasik 5 yil gorusmeyen insan nasil baslarsa onlarda oyle basliyor aa ne yapiyorsun vs. sen neler yaptin kiz Ingiltereye gitmis biriyle evlenmis , cocuk yapmis Alperde devam bos bos Issiz adam olmaya devam :) ikisininde hayati cok basarili bakarsaniz ama tabi Alper 1000 pisman ayrildiklarina once bunun yanlis oldugunu , kizi haketmedigini ve bunun Ada icin daha iyi olacagini dusunuyordu … vs.vs. ama trash … son pismanlik fayda etmiyor iste , severek ayrilanlar :) boyle klasik bir sen ne yaptin ben ne yaptin konusmasindan sonra ikiside icinden seni deliler gibi seviyorum diyor … ve hadi hoscakal dedikten sonra arkalarini donuyorlar ama sonra kosup tekrar birbirlerine sariliyorlar ama daha ne olsun ne yapabilirler … adam peki ben gidiym o zaman diyor ve cikiyor sokaktan ama o sokagin onunden 5-6 kere daha geciyor fakat ne yapsin ne desin ne diyerek geri gelsin … Iste bole tirt bi film .. film 10 uzerinden 6.5 veriyorum 0.5 te kizin mavi gozleri icin :)


 

 

 
Twilight (Alacakaranlık) - 2008
Yazan Aurora   
Thursday, 16 April 2009

 

 

Alacakaranlık Vampirlerle ilgili yapılmış izlediklerim arasında oldukça farklı bir yapımdı her ne kadar sonlara doğru biraz klasik bir konuya doğru kaysada yinede farklı olduğunu söyleyebilirim.Film oldukça sakin,soğuk ilerliyor.Bu şekilde ilerlemesi kötü mü? Hayır oldukça sürükleyici,sıkmıyor.Konu olarak şöyle ;
Vampir ırkından olan Edward insan ırkından olan Bella'ya aşık oluyor.Böyle söyleyince belki konu biraz klasik gibi gelebilir fakat işleyiş yönü ile farklı oldugunu göreceksiniz.Edward ve ailesi kendilerini vejeteryan olarak tanımlayan ve sadece hayvan kanı ile beslenen vampirler.Daha sonra insan kanı isteyen vampirlerle karşı karşıya gelicekler ve Edward Bella'yı korumak için ondan kat kat daha iyi oldugu söylenen bir vampirle son mücadelesi vericektir.Bana göre konunun bu kısmı klasik kalıyor.

Oyunculara bakıldıgında özellikle başroller zaten size soğuk havayı veriyorlar.Zaten filmin ana karakteri Bella içine kapanık,Edward'da kardeşleri dışında kimseyle muhattap olmuyor.Aynı sınıfa düşen ikili ilk önce nefret ve daha sonra yerini yavaş yavaş aşka doğru bırakıyor.Kısa ve yarıda kesilen konuşmalar filmin soğuklugunu devam ettiriyor.Ve daha sonra Edward Bella'yı korumak için bazı özel güçlerinden taviz verir ve Bella'da bu işin peşini bırakmaz ve onun aslında ne oldugunu bulmaya başlar.
Vampir olarak karakterlere baktıgımda parlıyorlardı ve ne alaka dedim vampirler parlarmı? Onlar gün ışığına cıkamıyorlarmıydı? Bu yönüyle beni bıraz şaşırttı.Hele bir sahne vardı Edward diyorki güneşe çıktıgımda gerçek beni göreceksin die hızla gün ışıgının göründüğü bir alana gitti.Ben vampirimsi bişiler bekliodum hani dişler uzar gözler kızarır vs vs :D Ama adam parladı abi xD Bunların dışında Edward'ın hızlı koşma olayı görsellik olarak kötü olmuş yada kötümü çekilmiş demeliyim.Film izlenebilir düzeyde bana göre kitabını okuyanlar hayal kırıklıgına flm ugramışlar die okumuştum o kadarda değil bana göre karakterler iyi oturmuş konu olarak biraz zayıf kalmış hepsi o. 10 üz. 7

 
Australia
Yazan Anarchy   
Thursday, 19 March 2009

Australia - Hugh Jackman - Nicole Kidman

 

   Merhaba arkadaslar yine bir film kritigiyle beraberiz :) oncelikle bu filme gitmeyi planliyorsaniz veya indirmisseniz iptal edin planlarinizi veya filmi silin fragmana bakan bisey sananlar, yalan ici bos 2,5 saatim yandi gitti :( film bos , bombos hicbirsey yok icinde , Hugh Jackman var, olsun abi deyip gitmeyin bende onun icin indirdim zaten, filmin ilk 5 dakikasini izledikten sonra silebilirsiniz , Jackmanin yani Drover in bardaki kavga sahnesi gerisi tirt … film boyunca ufak 12 yasinda bir cocuk saga sola zipliyor , oyun oynuyor kafasina gore buyu yapiyor dedesi King George yamyamlarin reisi , tek ayak ustunde durup uzaktan beyazlara bakiyor butun numarasi bu :) filmi cok yarida birakip , silmeyi istedim ama huyum degildir izledigim filmi yarim birakmak … zorla devam ettim … iskenceydi cok skci film …Hugh Jackmanin fiyati cok pahali olsa gerekki 2,5 saatlik filmde adami toplam 10dk ya gosterdiler ya gostermediler , filmin sonunda bile Aborjin cocuk dedesi King George ile uzaklara giderken onlara el sallayan sirf Nicole Kidmani gosterdiler fakat Hugh onun yaninda ve en az Nicole kadar emegi vardi cocugun uzerinde ( evlat edinmis gibiydiler bu cocugu ) , onu gostermediler yani!

    Film bir belgesel arkadaslar , Avusturalyanin Aborjin cocuklar yani kirmalara zenciden ve beyazdan olma cocuklara yapilan asimilasyonu anlatiyor … filmin kahramani bu cocuk adi da Nullah ...Soylar birbirine karismasin diye bu kirma cocuklari toplayip kiliseye veriyorlar , savasta filan kullaniyorlar … filmin basinda da zaten eger Aborjinseniz filmi izlemeniz sakincali olabilir diyor.Fakat imdb puani cok yuksek 7 vermisler bende ona kanip indirdim zaten ama nereden bileyim boyle olacagini :( ustelik Nicole ve Hugh baya bir bela atlatiyorlar bunlardan sonra opusuyorlar tabi birbirini deli gibi seven cift bir tehlike atlattiktan sonra kenetlenir dudaklari birbirine fakat bunlar opusmeyi mi bilmiyor yoksa Nicole kurallar mi koymus nedir sadece dudaklarini birbirine surtuyorlar ve tabi cogu sahnede sevistikleri icin ciplaklar ama Nicoleun omuzlarindan baska birsey goremiyorsunuz :) ne diyim yani … ama gozleri harika hatunun sirf gozlerine bakicam diyorsaniz izleyin …

    Neyse birazda konusunu anlatayim … Lady Ashley yani Nicole Kidmanin kocasi Avusturalyada , ineklerini satmak istiyor cunku Ingilterede borclari var , bu inekleri satip borclarini kapatacaklar , ama adam bunu beceremiyor ve bunun uzerine Lady Ashley Avusturalya yolunu tutuyor … kocasida onu karsilamak icin Droveri yolluyor yani surucumuz Hugh Jackman , patronu yok kimse onu isten cikaramaz kendisi mali A noktasindan B noktasina teslim eder , hur ve ozgurdur kimse ona ne yapacagini soyleyemez onu isten kovamaz , emir almaz vs.vs. Neyse Drover Ashleyi evine getiriyor ama Ashley geldiginde kocasini olu buluyor … Kocasi evin hain usagi Fletcher tarafindan olduruluyor … Carney in emriyle , Carney Avusturalyanin en buyuk Inek yetistiricisi ve aralarinda rekabet var orduya biftek saglamak icin en ucuz kim inek saticak … Carney tekel olmak icin Lord Ashleyi olduruyor … ama karisi pes etmiyor Inekleri orduya Droverin yardimiyla teslim ediyor , sonra Droverla birbirlerine asik oluyorlar ama elemanimiz Drover yerinde dururmu ozgur adam cosacak tabi , hep ordan oraya teslimatlar yapiyor uzun bir goreve cikiyor bu sefer bu esnada da Japonlar Avusturalyayi bombaliyor , bombalama esnasinda Nullah Mission adasinda rahip esliginde diger Aborjin cocuklarla beraber ( zorla goturuluyor oraya soylar karismasin diye birbirine ) Drover isi bittikten sonra geliyor , adaya gidiyor Nullahi kurtariyor ve Lady Ashleyi oldu saniyorlar ama olmemis onuda buluyorlar ve mutlu son :)

    Bu filme Western diye girdim ama ne cikti , zamanimi resmen yedi bitirdi caldi ve buyuk hayal kirikligina ugratti bu yuzden 1/10 veriyorum …

 
Mustafa
Yazan Anarchy   
Wednesday, 11 February 2009

Mustafa Filmi

 

   Yine uzun bir aradan sonra tekrar merhaba arkadaslar :) geri donusumu uzerinde cok tartisilan bir belgesel olan Mustafayla yapmak istedim , genel yorumlar filmin objektif olmadigi ve Can Dundarin insanlari hayal kirikligina ugrattigi yonunde ama ben hicte oyle dusunmuyorum.

 

   Okudugum bir yorumda soyle yaziyordu “ Ataturku ickici biri olarak gostermis , iktidara yalakalik yapan bir film vs. “ fakat Ataturkun olum sebebi zaten siroz degil miydi ? O da bizim gibi bir insan sigara da icer , icki de icer , aglar , dans eder , guler , oynar Ataturk diye bunlarin hicbirisni yapmasin mi veya yapamaz mi ? Ataturk icin zevk duskunu ve kadinlarin pesinden kosan biri olarak gosterildigini idda edenlerde var belgeselde ama ben 23 yasindayim ve bu yasa kadar tanidigim her erkek, her din dil irktan(amerikali, ispanyol , polon , alman , rus , arap , iranli , fin , isvec , fransiz , ozbek , kirgiz , yahudi , hristiyan vs.vs.vs.) ben dahil hep kari-kiz muhabbeti yapariz suna caktim , buna caktim ona cakarim vs.vs. Ataturkte bir erkek bunu unutmayalim ki belgeselde boyle biri olarak degil duygusal ve romantik biri olarak buldum kendisini. Bir baska yorumda ise sanki belgeseli anlatan kisi aynen bu sozleri soylemis gibi bu sozler tirnak icine alinmis “ Ataturk kendisini Bulgar sosyetesine tanitmak icin can atiyor ve firsat kolluyordu “ sonrada demiski eleman ; acaba belgeselde bu sozle ne anlatilmak isteniyor? Belgeselde boyle birsey olmadigini bildigim halde o bolume hemen tekrar gittim ve dinledim adamin dedigiyle alakasi yok … filmi izlemeyenleri veya balik hafizali arkadaslarin akillarini celmeye calisiyorlar , Ataturku sevenler bile abuk subuk yorum yapiyor ve sirf yorum yapmak icin yorum yapiyorlar sanirim , bazilari Ataturku tanimadan seviyor , bu memleketi kurtardi tamam o en iyidir artik onu her zaman savunurum , gerisi yalan ondan baskasini bilmem mantiginda millet ama buda yanlis …

   Ya biz belgeselin yorumu yapicaktik ama daha cok belgesel yorumlarina yorum yapiyoruz kusura bakmayin :D ama bu bilincsizce ve gercek disi yapilan yorumlar beni cok kizdirdi Ataturku tanimak isteyen rahatlikla izleyebilir belgeseli birde bu sitelerde sakin bu filmi izlemeyin ve izletmeyin diyede uyarida bulunmus Ataturkcu solcu arkadaslar :) Bence bu siteler zit gucler tarafindan kurulup nette dolanan saflarin beynini yikamak icin kurulmus. Asil izlemezseniz , kurtulus savasinin neyle yapildigini , bugun dusman belledigimiz hangi devletin yardimi olmasaydi savas baslatilamazdi , meclis neden persembe 22 Nisan degilde Cuma 23 Nisan acildi , Ataturk un uvey babasi oldu mu , kac kardesi vardi , kendisinden onceki abisinin akibeti , komunizmi gercekten destekliyor muydu ? Cumhurbaskani olduktan sonra neler yapti , nasil hissediyordu ? O guclu kuvvetli herkesin en iyilerin en iyisi dedigi bize Turkiye Cumhuriyetini armagan eden adam son yillarinda o kadar yalniz ve mutsuzdu ki … Bu sorularin hicbirisine cevap vermek istemiyorum cunku gercekten izleyip kendiniz bulmaniz gerekiyor ,

 

 

Son Güncelleme ( Monday, 23 February 2009 )
 
Bolt
Yazan Aurora   
Sunday, 01 February 2009

 

 

 

Walt Disney'in şu tatlı karakterlerine bitiyorum ya :) Film çıkmadan önce ilk gördüğümde yine tatlı bi karakter izleyeceğim için heyecanlanmıştım.Hikayesini duyunca film dahada hoşuma gitti.Artık izlemem gerektiğini düşündüm ve sonunda izledim :)
Bolt adlı köpek kendini bi süper kahraman sanmaktadır.İnanılmaz güçlüdür,yok edilemezdir,oldukça hızlı koşabilir ve bir havlamayla heryeri patlatabilirdi.Fakat onun gerçek sandığı herşey aslında bir film setinden yaşananlardan ibaretti.Ve aslında o bir dizi yıldızıydı.Film ekibi köpeğin herşeyi gerçek sanması için 40 takla atıyordu.Fakat reytinglerinde biraz azalması sebebiyle bi bölümü köpeğin alışık olmadığı bi yöntemle çektiler.Bolt'un sahibi olan Penny'İ kaçırmışlardı ve film oracıkda bitivermişti.Deliye dönen bolt bir yolunu bulup kaçtı ve gerçek dünya ile tanışma vakti gelmişti..

Bana göre filmin konusu köpeğin herşeyi gerçek sanması ve aslında bunların bir film olması fikrine kadar hoşuma gitmişti.Fakat Bolt kaçtıkdan sonra herşey bana çok klasik gelmeye başladı.Yani sizinde bildiğiniz gibi sahibini arayan köpek oldu artık.Köpeğin süper güçlerinin olduğunu sanması filmde sizi biraz neşelendirsede o kadarda tatmin etmiyor.Bolt sahibini ararken gerçek hayatta dizideki kötü adamların bir ajanı olduğunu sandığı bir kedi bularak onu sahibine götürmesini ister.Ve böylece Bolt'un gerçek hayattaki hikayesi başlar.Filmin ortalarına doğru birde çılgın hamster katılır gruba :)
Hamster'ın yüzünü güldreceğinden eminim.Bunların yanında filme olumlu katkı sağlayan bir diğer varlıkda güvercinler. :) Güvercinler sürekli yok tabiki ama ara ara çıkıp onlarda yüzünüzü güldürüyorlar :) Daha sonrada köpeğin süper güçlerinin olmadığını anlaması ve yinede sahibini aramak istemesi üzerine onca yolculuk boyunca onunla dost olmuş kedide -insanlar kötüdür,bir bakmışsın gidip senide sokağa atmışlar- komplexi başlar :)
Buda bana oldukça klasik geldi.Ailecek sıkılmadan izlenebilecek güzel bir yapım olmuş fakat max 2 kere izleyip bıkabilirsiniz.Puan olarakda 10 üzerinden 7 iyidir.. :-)




İyi Günler...

 
120
Yazan Aurora   
Saturday, 31 January 2009

 

Ruslar Erzurum yönünden taaruz ediyorlardı.O bölgedeki bütün birlikler erzuruma yönlendirilmişlerdi fakat cephaneleri çok fazla olmamasından dolayı fazla dayanabileceklerini düşünmüyorlardı.Kara kış Rusları bir süre durdurmuştu fakat en sonunda o bölgeye vardıklarında cephane eksiği olan askerin ne kadar dayanabileceği muamma idi.Van'dan cephane yardımı yapılmak istenmektedir ama o bölgedeki Ermeni gruplaşması bu yardımın yapılmasını engellemektedir.İlçede hiçbir asker kalmamıştır ve köyün erkekleride cephane yardımı yapmaya giderlerse ermeni gruplarının neler yapabileceğini iyi bilmektedirler.Bu yüzden çocuklarında isteğiyle onları cephaneleri taşımaları için Erzurum'a göndermeye karar verirler


120 isminide bu yolculuğa çıkan 120 çocukdan almaktadır yolculukda sürekli numaraları söylenip yoklama flm yapılmakta.Bunun tekrar tekrar gösterilmesi aslında benim canımı sıktı biraz.Bunların yanında gidiş yolculuğu bana göre çok kısa tutulmuş.Bi çırpıda gidiverdiler ve zaman kavramı filmde karmakarışık bi hal içinde.Filmin içeriğini çokda girmek istemiyorum ama şunu söylemeliyimki saçma bulduğum bazı bölümlerde var.Böyle bir konu daha çarpıcı ve daha etkileyici olabilirdi.Film bana göre kare kare ilerledi ve asıl anlatmak istediği konudan saptı çocukların yolculuğu çok kısa tutulmuş.Fakat Erzurum'a giden asker ile onu bekleyen sevgilisinin aşkları daha fazla yayılıyor filme.Fakat asıl konu burada bu 120 çocuk olmalıydı.Yolculukları daha uzun tutulmalıydı.Yolculukda yaşadıkları zorlukları daha geniş anlatabilirdi film.Ve film müziklerimi desem yoksa film MÜZİĞi mi desem sanki filmin başından sonuna kadar aynı müzik çaldı.Gerçekten çok boğucu bi durum.Vcdnin arkasında 2 senede yapıldı yazıyor eğer öyleyse 2 senelik çekimlere yazık olmuş.Film benden konusu itibari ile 10 üzerinden 6 alır.



İyi Günler...

 
Resident Evil-Degeneration (2008)
Yazan Aurora   
Friday, 02 January 2009

  

Degeneration bildiğiniz Residen Evil serilerinin animasyon versiyonu.Genel olarak konu aynı.T-virüsü ve insanlığı yok eden zombiler.Bunlardan farklı olarak Degenerationda olaylar Racoon şehri faciasından sonraki zamanda gerçekleşiyor.Umbrella şirketi kapatılmış ve T-Virüsüne karşı aşı geliştiren bir başka şirket ortaya çıkmış.Fakat bazı teröristlerin elinde hala T-virüsü bulunmakta ve insanlığı bunu kullanmakla tehdit etmektedirler.Halkın öngörüsü ve yargısı yeni şirketin bu hastalığı yayıp aşı olmalarını isteyen yakınlarından tonla para istemek gibi bir düşünceleri olduğu için şirket alehine çoğu zaman protesto gösterileri yapılmaktadır.
Bir yandan bu protestolar devam ederken ana karakterimiz Angelina hava alanına gelmiş ve akrabalarıyla buluşmuştur.O sırada bir uçak düşer ve içinden teker teker zombiler dökülmektedir ve böylece kabus tekrar başlar.Hava alanında köşeye sıkışan Angelina ve bir grup insan yardım çağrılarında bulunurlar.

Böyle devam ediyor ve burada anakarakterlerde tanıtılmış oluyor.Racoon şehri faciasından kurtulmuş Angelina,Özel bir birliğin başında bulunan Claire ve devlet tarafından gönderilmiş özel bir ajan olan Leon S. Kennedy.Evet böyle karizmatik bi isim vermişler adama ve zaten karizmatik çizmişler elemanı üstüne üstlük cool davranışları felan var,sert bakışlarıda unutmayalım tabi :) Yani şöylede anlatabilirim bu karakteri nasılki Chronicles Of Riddick'de Vin Diesel'in oynadığı karakter cool,her durumdan kurtulan,küçük düşmeyen bi tipse buda böyle bi karakter işte.Herneyse. :) Film görsellik açısından benim hoşuma gitti alışmışım hep animasyon üzeri komediye bu yüzden bu bende farklı bi etki ve beğeni yarattı.Aksiyon sahneleri hoşuma gitti,çizimler hoşdu,konusu sıkmadı.Yani başka nne diyebilirim bu film hakkında bilemiyorum :) Hani çok farklı olması bir R.E'nin animasyon olması diyebilirim.Film izlenebiliyor sonucta sıkmıyor akıcı bi içeriğe sahip bu yüzden artık aynı şeyleri tekrar etmeyi bırakıp (: Bu animasyonu izlemenizi tavsiye ederim.Puan ise 10/6.9 ..Imdb'dede aşağı yukaru böyle bir puanı var zaten hani bana güvenmiyorsanız eğer :)





İyi Seyirler..

 
Tropik Fırtına:al Bakalım (2008)
Yazan Aurora   
Sunday, 14 December 2008

 

 

Tropic Thunder adlı film çekilmek istenmektedir.Fakat yönetmenin başarısızlığı ve oyuncuların nazlı davranışları tek sahnelik büyük patlama sahnesini mahvetmiş ve film bütçesinde büyük bir zarara yol açmıştır.Filmin konusunu aldığı kitabın yazarı ; Böyle *ötü kalkmış oyuncuların düşman hattında gerçek bir savaşa bırakılmasını ve orda disiplinin büyük önem taşıdığını öğrenmeleri için gizlice o bölgeye bırakmayı teklif etsede toplanan kurul saygıda kusur etmeyip ona nazikçe Çeneni Kapa ! derler :) Fakat bu başarısız sonuçtan sonrada yönetmen onlardan bir intikam almak istemektedir ve yazarın bu teklifini kabul edip filmi düşman topraklarına yerleştirilmiş stratejik kameralarla çekilecek olan gerçek bir maceraya bırakır.Yönetmen onlara senaryoyu ve haritayı verip oynamalarını ister ve ordan uzaklaşmak için yürümeye başladığı sırada düşman mayınlarına kurban gider :) Başrol oyuncumuz ise ; -Bu bir fake hiç görmedinizmi yani ? sizi ezikler- diyerek senaryoyu oynamaya başlar..

Film Komedi unsuru ve Müzede 1 gecenin başarılı başrolunude bünyesinde bulunduran bir film.İlk 5 dk yı şöyle bir izledim ve çok eğlenebileceğimi düşündüm.Fakat film gittikçe iyi-berbat-kötü-vasat şeklinde gitmeye başladı.Aslında film setinde geçen komik olayları ekrana taşımak eğlenceli olabilirdi fakat sonra filmin konusu gerçel çekilen bir filmi senaryoya bakarap oynamaya çalışan bir grup oyuncu ve onların pekde komik olmayan maceraları şeklinde değişiveriyor.Daha sonrada zaten kötüleşmeye ve kötüleşmeye devam ediyor.Arasırada şöyle durumlar oluyor.İşte elini sıcak sudan soğuk suya sokmayan oyuncu filmin belli bir kısmında gaza geliyor ;arkadan kahramanlık müziği çalıyor ;Kamera yavaş çekime geçiyor ve tam düzgün birşey yapıcakken birden afallayıveriyor..Filmde buna gülmemizi bekliyor herhalde.Ne diyim komedi düzeyi düşük bir film olmuş.Tabi Ben Stiller hayranısındır o zaman 1 saat çekilebilir bir film haline gelir.Onun dışındada tavsiye etmiyorum ve 10 üzerinden bu filme 4.5 veriyorum ....





İyi günler..

 
Daha Fazla...
<< Baslangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Son >>

Sonuçlar 1 - 12 in 64

Anket

Favori Diablo Karakteriniz?
 

Online

Şu anda 1 ziyaretçi çevrimiçi

Minichat

Latest Message: 4 days, 10 hours ago
  • [GUEST]guest_1148 : ÅŸaban
  • [GUEST]guest_7998 : herkese selam !
  • [GUEST]canisi62 : nasılsınız
  • [GUEST]canisi62 : seniseviyorum62
  • [GUEST]xeqani : salam
  • [GUEST]guest_7560 : salam
  • [GUEST]onur89 : 19751975
  • [GUEST]guest_94510 : hıhuıj
  • [GUEST]guest_945 : merhaba
  • [GUEST]guest_945 : slm
Sound:
Football Manager
Web Siteniz Yoksa
Websel Design